9 Şubat 2012 Perşembe

“ Çağın sanatı yapılmalı, Sanatın özgürlüğü olmalıdır”...

• DER ZEIT IHRE KVNST •
• DER KVNST IHRE FREIHEIT •


SECESSION







3 Nisan 1897 yılında klasik sanata daha çok önem veren yeniliğe kapalı Viyana Sanat Okulu’ndan ayrılan sanatçıların
Berlin ve Münih’deki Sezession adlı birlikleri örnek alarak öncülüğünde kurulmuş yeni akımlara da açık Sanatçılar Birliği’nin binasıdır.


Mimari projesi Joseph Maria Olbrich’e aittir.



Açılışı ve ilk sergisi 1898 yılında yapılmıştır. Secession’un ünü, 1902 yılında besteci Ludwig van Beethoven’a adanan 14. sergisi ile doruk noktasına ulaşmıştır. Bu sergi sırasında Max Klinger’in büyük boyutlu çok renkli Beethoven heykeli ve Gustav Klimt’in binanın iç duvarları üzerine yapmış olduğu Beethoven temalı frizleri de ilk kez sergilenmiştir.


Max Klinger Beethoven heykeli üzerinde stüdyosunda çalışırken

Beethoven heykeli Sessession’da Gustave Klimt’in yaptığı frizlerin önünde. 1902

Heykel 2003 yılına kadar Leipzig Alman Senfoni Orkestrası Binası, Gewandhausorchestra’da (Elbise ve Tekstil Salonu) sergilenmiş, o tarihten bu yana da Liepzig’de Güzel Sanatlar Müzesi’nde (Museum der Bildenden Künste) sergilenmektedir. 
Max Klinger, Olimpic tanrılar gibi zengin bezemeli bir tahtta oturan, çıplak göğüslü, ayağında sandaletlerle ve ayağının dibinde Jupiter’in hanedan hayvanı olan kartal ile tasvir ettiği bu 3 metreden yüksek renkli Beethoven heykeli’ni ilk kez 1902’de Viyana’da Sessession’daki Beethoven’e adanan sergide kamuoyu önüne çıkartmıştı. O dönemde bu mermer, bronz, alabaster karışımı sıradışı heykel yetersiz bulunmuş, alay konusu olmuştu. Birkaç yıl sonra Klinger heykeli 1857 yılında doğduğu Liepzig şehrine satmıştı.
Sergi sonrasında Gustave Klimt’in frizleri saklanmış ve ancak 84 yıl sonra 1986’da tekrar izleyenlerle buluşabilmişti. 







Secession, Avrupa dillerinde “ayrılma” anlamına gelir. Bu sözcükten uyarlanan “Secessionstil” veya “Wiener Secession”ını Avusturya’da, Viyana Yaratıcı Sanatçılar Birliği’nden yönetimi protesto için ayrılan genç üyeler kurmuştur. Sorun, teknik olarak yabancı sanatçıların Birliğin sergilerinde yer almalarına izin verilmemesi gibi gözükse de, asıl neden geleneksel tutumla, Fransa, İngiltere ve Almanya’dan gelen yeni düşünceler arasındaki çatışmadan kaynaklanmıştır.

Bu başkaldırıyı yöneten ve Secession’a ilk başkan olan sanatçı
Ressam Gustav Klimt’tir. Kurucu üyeler ise mimar Joseph Maria Olbrich (1867–1908), Josef Hoffmann (1870–1956) ve Koloman Moser (1868–1918)’dir. Secessionstil Art Nouveau’nun Fransa ve Almanya’da gelişen çiçek motifli üslubuna karşı çıkmıştır. Batıdaki Art Nouveau hareketiyle olan tek bağlantısı İngiltere’dekinden de güçlü bir başkaldırı niteliği taşımasıdır.

Secession binasının alınlığına yazılı olan, “Der Zeit Ihre Kunst, Der Kunst Ihre Freiheit” (çağın sanatı yapılmalı, sanatın özgürlüğü olmalıdır) sözü, Viyana’daki sanatsal devrimin parolası olmuştur. Bu hareketin diğer ülkelerdeki tutumlardan bir farkı da ciddiyetidir, çünkü Secession sanatçıları planlı olarak, tam amlamıyla devrimci bir yaşam biçimi geliştirmekte kararlıydılar.
İnsanın gündelik yaşamında karşılaştığı her nesne, tam anlamıyla Secession’un ideal anlayışına göre tasarlanmalıydı.

Çiçekli Fransız stilini reddedince, Viyana Secession sanatçıları iki boyutlu biçimlerle çalışarak daha büyük bir sadeliğe yönelmişlerdir.

Geliştirdikleri tasarım dili kareler dikdörtgenler ve dairelerin tekrarı veya bileşiminden meydana gelirken, kullandıkları geometri mekanik ve katı olmayıp organik bir nitelik göstermiştir.


Bu gruptan Julius Klinger (1876–1950), Alfred Roller (1864–1935), Berthold Löffler (1874–1960) ve Koloman Moser grafik tasarıma katkılarda bulunan sanatçılardır. Yeniçağa geçerken yayın hayatına başlayan dergiler arasında en güzel olanı şüpesiz ki, Viyana Secession’un hazırladığı “Ver Sacrum” (Kutsal İlkbahar) adlı zarif üsluplu dergidir. 1898’den 1903’e kadar süren yayın hayatı boyunca derginin yönetim kadrosu ve sanat sorumluluğu sanatçılardan oluşan bir rotasyon komitesiyle sürekli değişmiştir. VER SACRUM Moser ve meslektaşları için bir dergiden çok, yeni grafik tasarımların denendiği bir tasarım laboratuarı olmuştur. 28x28,5 cm gibi değişik bir kare formata sahip olan dergide, metin, illüstrasyon ve bordürler canlı bir bütünlük içerisinde tasarlanırken, sayfa düzenlenmesindeki benzersiz beyaz alan kullanımı, dergiye ayrı bir nitelik kazandırmıştır. Renkli resimler, özgün gravür ve litografiler her sayıda ek olarak verilmiş, tasarım estetiği büyük önem taşıdığı için, reklâm verecek kuruluşların dergi ilanı tasarımlarını, çıkacak olan sayıdaki tasarımcı kadroyla çözmeleri istenerek, her sayıda görsel tasarım birliği sağlanmıştır. Ver Sacrum’un sayfalarını süsleyen üstün nitelikli çizgisel ve geometrik tasarımlar, Secession stili geliştikçe, önemli birer tasarım kaynağı olmuştur.


Hiç yorum yok: