Sayfalar

23 Ekim 2013 Çarşamba

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR: 24 EKİM 1959;

54 YIL ÖNCE BUGÜN,

“YİNE BU YIL ADA SENSİZ*, “BİR İHTİMAL DAHA VAR, O DA ÖLMEK Mİ DERSİN”, “GİRDİM YARİN BAHÇESİNİ, GÜL DİBİNDE GÜL’İZAR” GİBİ SEVİLEN ŞARKILARIN
GÜFTEKARI VE BESTECİSİ,
GÜFTESİ YAHYA KEMAL BEYATLIYA AİT “KÖRFEZDEKİ DALGIN SUYA BİR BAK”, GÜFTESİ KEMAL ŞAKİR YAKAR’A AİT “ELLERE UZAKTAN BAK” GİBİ ÇOK SEVİLEN ŞARKILARIN BESTEKARI, YAZAR, GAZETECİ, TARİHÇİ VE MİLLETVEKİLİ AHMET RASİM’İN TORUNU,

OSMAN NİHAT AKIN
VEFAT ETMİŞTİ.

* “Yine bu yıl Ada sensiz” : 150’yi aşkın kitabı olan, Tarihte Türk hayatı başlığı altında “Bizans Karşısında Türkler”, “Sokullu”, “Cem Sultan”, “Alimler ve Sanatkarlar”, “Kadınlar Saltanatı”, “Felaket Seneleri”, “Lale Devri” gibi ünlü kitapların yazarı, tarihçi, şair, Ahmed Refiğ Altınay hayatının son yıllarını İstanbul Belediyesi tarafından kendisine bir davadaki bilirkişiliğindeki başarısı nedeniyle armağan edilen Büyükada’daki evinde zor koşullar içinde geçirmiş, çok değerli kütüphanesini parça parça satmak zorunda kalmıştı. Uzun bir hastalığın ardından 10 Ekim 1937 tarihinde Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde 56 yaşındayken zatürreden vefat etmişti.
Ahmed Refiğ Altınay'ı pek seven ve sayan bestekar Osman Nihat Akın, her fırsatta Büyükada’ya onu ziyarete gider, birlikte meşk eder, musıki ve pek çok hususta derin muhabbetler ederlermiş. Tarihçi, şair ve yazar Ahmet Refiğ'in vefatından bir yıl sonra yine adaya giden Osman Nihat Akın'ı bir hüzün kaplamış, adada yanlız başına dolaşırken gözünde anılar canlanmış, gözleri dolmuş ve ağzından “Yine bu yıl ada sensiz içime hiç sinmedi.. Dil’de yalnız dolaştım hep.. Gözyaşlarım dinmedi...” mısraları dökülmüş.  Ada dönüşünde yandan çarklı vapurun kıç güvertesinde, Marmara’nın lodosunda savrulan saçlarına ve kızaran gözlerinden akarken rüzgara kapılıp denize dökülen yaşlara aldırmadan, dostunu kaybetmenin acısını İstanbul güzünün hüznüne bulayıp bu şarkıyı bestelemiş. Bestenin nihavend makamından hüzün damlar, usulünde dost acısının curcunalı ağıdı vardır.
Şarkının güftesinde geçen “Dil”, Büyükada’da iki dostun sıklıkla birlikte yürüyüş yapıp, sohbet ettikleri Dil burnudur.


http://www.youtube.com/watch?v=8ZTAqkDg7j0

Hiç yorum yok: