23 Kasım 2013 Cumartesi

22 YIL ÖNCE BUGÜN, QUEEN’İN EFSANEVİ SOLİSTİ FREDDIE MERCURY VEFAT ETMİŞTİ.


TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:
24 KASIM 1991;


22 YIL ÖNCE BUGÜN,
İNGİLİZ ROCK GRUBU QUEEN’İN EFSANE SOLİSTİ
FREDDIE MERCURY,
O GÜNE KADAR YALANLADIĞI AIDS İDDİALARI İLE İLGİLİ OLARAK MENAJERİNİN EVİNDE YAPTIĞI BİR BASIN TOPLANTISINDA AIDS OLDUĞUNU KABUL ETTİKTEN
24 SAAT SONRA EVİNDE YAKIN ARKADAŞLARININ KOLLARI ARASINDA
45 YAŞINDA VEFAT ETMİŞTİ.

Küçük Farrokh (Freddie) annesi Jer Bulsara’nın kucağında
Gerçek adı Farrokh Bulsara olan Freddie Mercury, 5 Eylül 1946’da o zamanlar İngiliz Kolonisi olan Zanzibar’da Parsi* bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmişti. Kashmira adında bir de kızkardeşi olan Freddie Mercury, Hindistan Bombay’da St. Peter yatılı okulunda piyano çalmayı öğrenmiş, ve ilk grubu The Hectics’e orada katılmıştı. Çocukluğunun büyük kısmını Hindistan’da büyük annesi ve teyzesi ile geçiren Freddie, Zanzibar'a dönmeden önce St. Mary’s Lisesi’nde eğitimini tamamlamış, 1964 yılındaki devrim nedeniyle 17 yaşında ailesiyle birlikte İngiltere’ye göçmüş, orada Ealing Art College’de Sanat ve Grafik eğitimi almış ve Sanat ve Grafik Tasarım Diploması almıştı.
Sahnedeki duruşu, şovu, pek çok kişi tarafından hala dünyanın en güçlü vokali olarak anılan sesi, Queen'i sırtlanarak, aydınlatan, Opera ile Rock müziği harmanlayarak yeni bir müzik anlayışı ile dünyayı kasıp kavurması ile tanınan, Queen grubunun kurucusu ve bugünlere gelmesindeki en büyük etkenlerinden biri olarak adlandırılan insan, Freddie Mercury, o unutulmaz “Bohemian Rhapsody”, “Somebody to Love”, “We Are The Champions”, “Don’t Stop Me Now”, “Killer Queen” gibi hit parçaların yazarıydı. Yıllarca Queen grubundaki çalışmaları ile birlikte solo olarak da çalışan Freddie Mercury, ilk asyalı Rock Star olarak da bilinirdi.

2005 senesinde Blender dergisinin okuyucuları Freddie Mercury’yi gelmiş geçmiş en iyi erkek sanatçı seçmiş, 2008 senesinde, Rolling Stone Dergisi onu “Tüm Zamanların En İyi 100 Şarkıcısı” sıralamasında 18. sıraya yerleştirmiş, 2009 senesinde Classic Rock dergisinin yaptığı anketde ise Freddie Mercury gelmiş geçmiş en iyi rock müzik sanatçısı seçilmişti. Ayrıca, İngiltere’de istatistik konusunda bir otorite olarak kabul edilen OnePoll tarafından skiddle.com’un katkılarıyla ve oldukça geniş çaplı katılımla gerçekleştirilen bir ankete göre de Rock Tanrısı adına layik görülmüştü. Queen genel olarak The Beatles'den sonraki en önemli rock grubu olarak kabul görmüştür.
Freddie Mercury Çok özel bir sese sahipolan Freddie Mercury’nin konuşma sesi bariton olmasına rağmen şarkı söylerken ki sesi tenordu ve kaydedilmiş vokal aralığı 4 oktavdı. Popüler şarkı yazarlarının besteleriyle karşılaştırıldığında Freddie Mercury’nin eserlerinin müzikalite açısından kompleks olduğu görülmekteydi. Örneğin, “Bohemian Rhapsody”nin çevrimsiz bir yapısı varken ve yaklaşık 60 akor içerirken, “Crazy Little Thing Called Love” şarkısında sadece birkaç akor vardır. Mercury oldukça karmaşık harmoniler yazmış olmasına rağmen, çok az nota bilgisi olduğunu ve hiç formal vokal eğitimi almadığını söylemişti.

Freddie Mercury, Queen ile yaptıkları ortak çalışmaların dışında iki de solo albüm çıkarmıştı: 1985’de pop ve dans müziği ağırlıklı “Mr. Bad Guy” ve 1988’de hayranı olduğu opera sanatçısı Montserrat Cabellé ile pop müzik ve opera elementlerini içeren “Barcelona”yı çıkartmıştı. Kendi kariyerindeki en büyük başarılarından birinin “Barcelona” albümü olduğunu söyleyen Montserrat Caballé, Freddie Mercury için:
"O sadece bir pop şarkıcısı değil, bir müzisyen idi, piyanonun başına geçer ve beste yapmaya başlardı. Farklı müzik stillerini bir araya getirmenin yeni bir yolunu keşfetmişti. O bu işi yapan ilk ve tek kişidir."
şeklinde konuşmuştu.

Uzun yıllar Mary Austin adında çok yakın olduğu bir kız arkadaşı olmasına rağmen, Freddie Mercury seks hayatı konusunda oldukça açıksözlü olmuş, 70'li yılların sonunda verdiği bir röportajda, gazeteciye: 
“Bir nergis kadar Gay’im canım" demiş, 70’lerin sonlarından itibaren de gerçek arkadaşı olarak tanımladığı ve Bütün aşıklarım niye Austin'in yerini alamadıklarını soruyorlar. Çünkü bu imkânsız. Tek arkadaşım Mary ve ben başka birini istemiyorum. O benim yasal eşim. Bu benim için evlilik gibi. Birbirimize inanıyoruz ve bu bana yeter. Bir erkeğe, Mary’e aşık olduğum gibi olamazdım.” dediği Austin ile olan ilişkisini sonlandırmış ve erkek arkadaşlarıyla aşk maceralarına başlamış, 1983’te Jim Hutton adında yeni bir aşık bulmuş, yaşamının son altı yılında onunla birlikte olmuştu. Jim Hutton, hastalığı sırasında Freddie’ye bakmış ve öldüğünde de yatağının yanıbaşında olmuştu.

Kedileri çok seven ve hatta hayatının bir döneminde 10 kadar kedisi olan Freddie Mercury'nin kişisel yardımcısı Peter Freestone, onun kedilere “en az insanlar kadar değer verdiğini” yazmıştı. Zaten Freddie Mercury, Mr. Bad Guy albümünü ve “Delilah” şarkısını kedilere ithaf etmişti.

1987 ilkbaharında AIDS teşhisi konan Freddie Mercury o yıl yayımlanan bir röportajında, test sonuçlarının negatif çıktığını söylemiş ve AIDS olduğunu inkar etmişti. İngiliz basını, bu inkarlara rağmen Mercury'nin sağlığı ile ilgili olarak yayılan dedikoduların peşini bırakmamıştı. Son yıllarında, “These are the Days of our Lives” filmindeki zayıflamış görüntüsü dedikoduların yayılmasını körüklemiş ve ciddi bir rahatsızlığı olduğunu belli olmuştu. 22 Kasım 1991’de menajeri Jim Beach’i ’daki evine çağırmış ve bir basın açıklaması hazırlamışlar ve ertesi gün basına:

“Son iki hafta boyunca basında yapılan yoğun varsayımlar üzerine, testlerimin HIV pozitif çıktığını ve AIDS taşıdığımı onaylıyorum. Bu bilgiyi bugüne dek gizli tutmamın, yanımdakilerin mahremiyetini korumak adına doğru olacağını düşünmüştüm. Fakat artık, dostlarımın ve dünya çapındaki hayranlarımın gerçeği bilme vakti gelmiştir ve umarım herkes bu korkunç hastalıkla mücadelede doktorlarıma katılacaktır. Mahremiyetim benim için her zaman önemli olmuştur ve fazla röportaj vermememle ünlüyümdür. Bu tutumum bundan sonra da böyle devam edecektir, lütfen anlayışla karşılayın.”

açıklamasını yapmışlardı.
Freddie Mercury, bu açıklamadan 24 saat kadar sonra, evinde, yakın arkadaşlarının kollarında, 45 yaşında ölmüş, Resmi ölüm nedeni kayıtlara, AIDS'ten dolayı yakalandığı bronşiyal pnomöni olarak geçmişti. Yıllarca dinsel törenlere katılmamasına rağmen, cenaze töreni zerdüşt bir rahip tarafından yönetilmiş, cenazesi Kensal Green mezarlığında yakılmış, küllerinin ise Cenova gölüne serpildiği rivayet edilmişti.
Büyük bir servetin sahibi olan Freddie Mercury, şefine 500.000 £, kişisel yardımcısına 500.000 £, şöförüne 100.000 £, ve eşi Jim Hutton’a 500.000 £, eski yaşam boyu arkadaşı Mary Austin’e ise malikanesini bırakmıştı.
İngiltere’de hala popülerliğini koruyan Freddie Mercury  1999 yılında 600.000 İngilizin katıldığı Binyıl anketinde bir müzisyen ve şarkı yazarı olarak sırasıyla 14. ve 15. sıraları almıştı. 2002'de BBC tarafından desteklenen ve halkın oylarıyla oluşturulan, “En büyük 100 İngiliz” listesinde 58. olmuş, 2 şarkısı; “Bohemian Rhapsody” ve “We Are The Champions”, farklı anketlerde dünyanın en sevdiği şarkılar olarak seçilmişti. 66 ayrı ülkede 600.000 kişiyle yapılan bir ankette ise, “We Are The Champions” dünyanın en popüler şarkısı seçilmişti. Ayrıca, BBC radyo'sunun düzenlediği “20. yüzyılın en büyük şarkıcıları” listesinde Mercury, en yüksek puan alan Hard Rock vokalisti olmuş ve 10. sırada yer almış, MTV'nin, “Son 25 yılın en büyük şarkıcıları” listesinde 2. sırayı almıştı.
1994 yılında intihar eden Kurt Cobain ölümünden sonra ardında bıraktığı iddia edilen bir notta:
“Okurken veya yazarken müzik dinleme veya müzik oluşturma zevkini yıllardır hissetmedim. Bu konuda hissettiğim suçluluk duygusunu tarif etmeye kelimeler yetmez. Örneğin, sahne arkasında iken ve ışıklar sönüp de kalabalığın çılgınca haykırışları başladığında, bu beni Freddie’yi etkilediği gibi etkilemiyordu. Freddie bundan hoşlanıyordu, kalabalıktan gelen sevgi ve hayranlıktan tat alıyordu, ki buna hep saygı duymuş ve kıskanmışımdır.” diye yazmıştı.

Freddie Mercury’nin müzik dünyasından yakın arkadaşı Elton John ise onun ölümü sonrasında şunu söylemişti:
“Tanrı en sonunda kare asını tamamladı dostum.. Janis Joplin, John Lennon , Elvis Presley ve sen...Arkadaşım olduğun için teşekkürler.. Seni her zaman seveceğiz.”
Freddie Mercury’nin İsviçre Montrö’deki heykeli.
 
 
*Parsiler : Güney Asya’da yaşayan Zerdüşt halktır. Genel bir inanışa göre, günümüz Parsilerinin kökü 10.yüzyılda Müslüman orduların İran'ı fethettiği sırada kendilerini fetihlerden korumak için Hindistan'a göç etmiş İrani Zerdüşt bir gruba dayanmaktadır. Arapların İran’ı fethettiği zamanlarda, İran'daki baskın din Zerdüştlük idi. İranlılar, Araplara karşı neredeyse 200 yıl boyunca ayaklandılar. İran'da bu dönemler için iki tabir kullanılır; bu dönemler bilinen adlarıyla "Suskunluk Yüzyılları" veya "Suskunluk Dönemi"'dir. Arap baskınlığından özgürleşme girişimlerinin başarısız kalmasıyla, İranlılar ağır cizye vergileri ödemek ya da islam dinine geçmek zorunda kaldılar. Din değiştirme yeni yöneticilerin nihai amacıydı ve bu daha kolay bir yoldu. Bu süre boyunca şimdilerde Parsi olarak bilinen İranlılar her iki seçeneği de reddetiler ve bunun yerine İran'dan Hindistan'a kaçarak oraya sığındılar.

Hiç yorum yok: