2 Kasım 2013 Cumartesi

77 YIL ÖNCE BUGÜN, ANKARA ÇUBUK BARAJI AÇILMIŞTI...

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:
3 KASIM 1936;

77 YIL ÖNCE BUGÜN,

Çubuk Barajı İnşaa sırasında.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN TALİMATIYLA 1929 YILINDA YAPIMINA BAŞLANAN TÜRKİYE’NİN İLK BETONARME BARAJI OLAN ANKARA ÇUBUK BARAJI VE DIŞKAPI SU SÜZGECİ TESİSİ ATATÜRK VE BAŞBAKAN İSMET İNÖNÜ’NÜN DE KATILDIĞI BİR TÖREN İLE AÇILMIŞTI.


Siyah-Beyaz fotoğraflar: Can Mengilibörü

Çubuk Barajı, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Ankara’da içme-kullanma ve sanayi suyu temini ve taşkın kontrolü amacıyla, Çubuk Çayı üzerinde 1927 yılında etütleri yapılarak, Alman Prof. Dr. Walther Kunze ve Heiden Berger müşavirliğinde DSİ Mühendisleri tarafından tasarlanmış, Nafia Vekaleti, Sular Umum Müdürlüğü tarafından 1930 yılında yapımına başlanmış bir barajdır.


Siyah-Beyaz fotoğraflar: Can Mengilibörü

Müteahhitliğini Tahsin İbrahim ve Biraderleri, Fomsim Ltd. üstlenmiş, inşaatın ilk keşif bedeli 2,32 Milyon TL (1929), ikinci keşif bedeli 2,75 Milyon TL olarak tesbit edilmiş, Müteahhit firmanın istihkak bedelleri toplamı 2,78 Milyon TL. tutmuş,
(Kaynak :Türkiye Mühendislik Haberleri /Sayı442-443- 2006/2-3 )
Projenin toplam maliyeti 1936 yılı verileriyle 3,5 milyon TL.yi bulmuştu.


Fotoğraf: Ahmet Soyak
Fotoğraf: Ahmet Soyak


Fotoğraf: Ahmet Soyak
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Cumhuriyet döneminin ilk betonarme barajı olan Çubuk Barajı 1936 yılında tamamlanarak 3 Kasım 1936 günü Mustafa Kemal Atatürk tarafından açılmıştı.
Barajın bedeninin tam ortasında yer alan ve dört sütunlu görkemli bir kapı şeklindeki yapının, ki bu yapı aslında baraj içinde sızan suların 
toplanması için yapılmış bir galerinin giriş kapısıdır, sol ve sağında mermer plakalar üzerine kazınmış iki kitabe yer alır.

Soldakinde:
“BU ÇUBUK BENDİ TÜRK ULUSUNUN İLK CUMHUR REİSİ KEMAL ATATÜRK DEVRİNDE DEVLET MERKEZİ ANKARANIN SU İHTİYACINI KARŞILAMAK ÜZERE KURULMUŞTUR. 1929-1936”

Sağdakinde ise:
“BU ESERE BÜYÜK BAŞVEKİL İSMET İNÖNÜ HUKÛMETİ ZAMANINDA 1929-DA BAŞLANMIŞ VE SIRASİYLE ONUN NAFIA VEKİLLERİNİN DEVAMLI ÇALIŞMALARI İLE 1936-DA ALİ ÇETİNKAYA’NIN VEKİLLİĞİNDE BİTİRİLMİŞTİR. BU MÜDDET ZARFINDA MÜSTESNA OLARAK BULUNMUŞ OLAN ARİF BAYTIN*IN DEĞERLİ EMEKLERİ GEÇMİŞTİR. ESERİN BÜTÜN MASRAFI DEVLET HAZİNESİNDEN ÖDENMİŞTİR. PROJESİ VE İNŞASI TÜRK MÜHENDİSLERİ TÜRK MÜTEAHHİT VE İŞÇİLERİ TARAFINDAN YAPILMIŞTIR. CUMHURİYET DEVRİNİN BU ESERİNİN KURULMASINDA FİKİRLERİYLE, EMEKLERİYLE, BEDENLERİYLE HİZMETLERİ GEÇENLERİN CÜMLESİNE EBEDİ 
ŞÜKRAN VE HÜRMET. 1929-1936”
yazmaktadır.




Mustafa Kemal Atatürk Çubuk Barajı’nda bir gezinti anında - 7 Mayıs 1938
(Foto Cemal Işıksel)
Barajın yapım sürecini bizzat Atatürk yerinde incelemiş, denetlemiş hatta inşaa çalışmalarını yakından izleyebilmesi için Baraj inşaatına yakın bir sırtta küçük bir köşk yaptırılmış ve zaman zaman da bu köşkte dinlenmişti. Bu küçük köşk Atatürk’ün vefatından sonra bazı ekler ile genişletilmiş ve Baraj Müdürlüğüne tahsis edilmişti. Yakın zamana kadar o devre ait eşyalardan sadece Atatürk’ün Baraj gezilerinde bindiği deniz motoru kalmışken, bugün terkedilmiş ve neredeyse yıkılmaya terkedilmiş binada onun da varlığı şüphelidir.
Fotoğraf: Ahmet Soyak

Fotoğraf: Ahmet Soyak

Fotoğraf: Ahmet Soyak

Fotoğraf: Ahmet Soyak

Fotoğraf: Ahmet Soyak


Çubuk Barajı sırtlarında Atatürk için inşaa edilen Köşk
Çubuk barajı, Ankara’nın 12 kilometre kuzeyinde, halen Ankara-Esenboğa yolundan sapılan eski Ankara-Çankırı yolu yanındaki vadide, Çubuk Çayı üzerinde yer alır. Baraj vadinin en derin yerinden
24 m. yükseklikte, 13.5 milyon metreküp su toplayacak şekilde inşa edilmiştir. Oluşturulan göl sahası 180 hektardı.











Fotoğraf: Ahmet Soyak

Barajda bulunan Çubuk Barajı Göl Gazinosu Hermann Jansen ile birlikte Gençlik Parkını da tasarlayan Fransız Şehir ve Bahçe Plancısı Mimar Théodore Leveau’nun (1896-1971) eseridir. Papyonlu, eldivenli garsonların hizmet ettikleri, havuz ve yeşil bitki örtüsüne hakim manzaralı Gazino, barajdan birkaç yıl sonra tamamlanmıştır.


Mimar Théodore Leveau (1896-1971) 
Théodore Leveau’nun Paris’teki Kabri

Çubuk Barajı Göl Gazinosu günümüzde
ne yazık ki böyle terkedilmiş ve acınacak bir haldedir.

Fotoğraf: Ahmet Soyak 
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Toplumdaki geleneksel cinsiyet ayrımının son bulduğu 1930'larda, gazinolar oldukça yaygınlaşmıştı. Yüksek ve kurak bir topoğrafya üzerine kurulmuş olan Ankara kent sakinleri için büyük önem taşıyan su nedeniyle, bir haftasonu dinlenme alanı olarak tercih edilmekteydi.
Yeni eğlence mekanlarının ilginç bir örneği olan ve Barajın alt kesimindeki geniş ve düzenli bir parkın içinde yer alan Çubuk Barajı Göl Gazinosu, bu ihtiyacı fazlasıyla karşılamaktaydı.




Siyah-Beyaz fotoğraflar: Can Mengilibörü 
Yapı, iki farklı kotta tasarlamıştı. Mutfak ve servis mekanları bodrumda, dikdörtgen planlı restoran ve dairesel dans pisti ve onlara ait servis mekanları giriş katta yer almaktaydı. Göldeki gezinti yapan tekneler, dans pisti ve suyun üzerine doğru çıkmış olan terasın çevresinde bulunan dairesel merdivene bağlanabilmekteydi.
Fotoğraf: Can Mengilibörü
Teras aynı zamanda nehrin iki yakasını birbirine bağlayan köprüye uzanmaktaydı. Peyzajla uyum içerisindeki yapı, teras çatılı kübik ve silindirik kütleler, yer yer mermer, yapay taş ve Ankara taşı olarak bilinen grimsi pembe bir andezit kaplamalı açık renkli cepheler, istendiğinde tamamen açılabilir metal çerçeveli camlar ve ayaklar üzerinde duran betonarme kirişlerden oluşan rasyonel-modernist bir tasarım yaklaşımı sergilemekteydi. Bina, inşaasından günümüze kadar büyük yenileme çalışmalarına maruz kalmış ve özgün mimari niteliklerini kaybetmişti.
Fotoğraf: Can Mengilibörü











Çubuk Barajı Göl Gazinosu, şu an tamamen kullanılmaz ve yıkıma terkedilmiş bir durumda akıbetini bekler durumdadır.

1938 yılı Çubuk Barajı görüntüleri ve fazlasının yer aldığı bir video;
Ahmet Soyak ve Özgür Sanal Bey’e teşekkürlerimle.

https://www.youtube.com/watch?v=f1f5SnBsb5o


* * *

Rahmi Pehlivanlı’nın “Su Süzgeci” tablosu
Ankara’nın su ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan Çubuk Barajı ile birlikte Ankara’nın Dışkapı semtinde, Ziraat ve Veteriner Fakülteleri yerleşkesinin kuzeydoğusunda bulunan ve Çubuk Barajı’ndan gelen suyu filtrelemek için yapılan Su Süzgeci binasının inşaasına, 10 Haziran 1935 tarihinde temeli atılarak başlanmış, 1936’da bitirilerek Çubuk Barajı ile aynı tarihte hizmete açılmıştı.
Yıkılmadan önce Su Süzgecinin son görüntüsü
Fotoğraf: Ahmet Soyak
Uzun yıllar Ankara’ya temiz suyun yanı sıra sulama ve Gençlik Parkı havuzları için gerekli suyu karşılayan, günümüzde işlevsel ömrünü tamamlamış olan bu mimarisi ilginç yapı, Alman Hochtief şirketi tarafından tasarlanmış ve o zamanın parası ile 600.000 TL’ye mal olmuştu. Başta ana bina olmak üzere, lojmanlar, su ölçme binası, depo ve havuzlu bahçeden oluşan süzgeç tesisi, Başbakan İsmet İnönü’nün de katıldığı bir törenle hizmete açılmıştı.

Eğimli çatıları, yüksek parapet duvarları arkasına gizlenmiş, böylece yatay ve düşey hatlardan oluşan kübik ve konstrüktif  bir mimari yapı ortaya çıkmıştı. Ayrıca tüm binalarda benzer renk ve malzeme kullanımı mimari bir bütünlük yaratmış, cephe kaplamasında kullanılan gri renkli iri dokulu serpme sıva ve pencere
biçimlenmesi bu bütünlüğü sağlayan en önemli etken olmuştu. Pencereler alttan ve üstten Ankara taşından yapılmış bordürler arasına alınarak yatay etkili sıralar oluşturulmuş, binaların yatay ağırlıklı manzarası yarım daire kesitli ilginç bir kule ile dengelenmeye çalışılmıştı.
Faaliyette olduğu dönemde, Ankara’nın çeşitli su depolarına günde 24.000 m3 su pompalanıyan tesis, Çubuk Barajı ile beraber ömrünü tamamlamış, Cumhuriyet Döneminin önemli bir endüstri mirası olarak, korunması, dönem örneği olarak muhafaza edilip yeni bir işlevle yaşatılması gerekirken ve Mimarlar Odası tarafından tescil edilmeye çalışılırken, Ankara Belediyesi tarafından yeni kurulacak olan Turgut Özal Üniversitesi’ne Uygulama Hastanesi yapılacağı gerekçesiyle Ağustos 2013’de yerle bir edilmiş, ortadan kaldırılmıştır.





* * *



Anılardaki Çubuk fotoğrafları şimdilerde, eskici ve sahaf vitrinlerinde...
Çubuk Barajı, Çubuk ilçesinin kanalizasyonunun Çubuk Çayı’na dökülmesi sebebiyle aşırı kirlilikten ötürü işlevini yitirmiş ve 1994 yılından itibaren Baraj’dan su alımı durdurulmuştu. 2010 yılında barajı kurtarmak için Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çubuk ve Karaköy atıksu tesislerini hizmete sokmuş ve baraj temizleme işlemine başlamış, daha sonra da Çubuk Barajı ve Vadisini bir rekreasyon alanı olarak değerlendirip yeniden topluma kazandırmaya yönelik çalışmalar başlattığını, projeler ürettiğini açıklamıştı. Ancak, bu güne kadar henüz herhangi bir işlem başlatılmamıştır.


“Çubuk baraj göleti havzasında hüzün” -Ahmet Soyak-




Ankara Büyükşehir Belediyesi
Çubuk Rekreasyon Projesi:

http://www.youtube.com/watch?v=vQ8TtUAiM9E


* Arif Baytın ya da İsmail Arif Baytin: (1874-1950) Türk Siyasetçi,
Erkân-ı Harbiye mezunudur. Yunan Hududu Tahkim ve İnşaat Komutanlığı, 3. Ordu Redif Fırkaları Erkânlığı, Erkân-ı Harbiye Kaymakamlığı, Şam Harbiye Mektebi Müdürlüğü ve Ders Nazırlığı, 3. Ordu Erkân-ı Harbiye Subaylığı, 6. Kolordu Erkân-ı Harbiye Reisliği, Divân-ı Âlim Askerî Tahkik Heyeti Üyeliği, 3. Şube Müdürlüğü, 29. Fırka ve Tetkik ve Tasnifi Zabıtan Komutanlığı, Muğla Muamelâtı Zatiye Müdür Muavinliği, Erkân-ı Harbiye Tarihi Harp Şubesi çalısanlığı, İstanbul 6. İmar ve İskân Mıntıka Müdürlüğü ve Müfettişliği, Antalya Valiliği, Ankara Tayyare Şirketi Hükümet Mümessilliği, Nâfıa Vekâleti Müsteşarlığı, TBMM V. Dönem (Ara Seçim), VI. ve VII. Dönem Ankara Milletvekilliği yapmış, asker, devlet adamı ve siyasetçi.


TEŞEKKÜR:
Blog’da kullanılan fotoğraflardan birçoğunun kullanımı ve paylaşımı konusunda engin hoşgörüsünü ve yardımını esirgemeyen
Sn. Ahmet Soyak’a en derin saygılarımla.

6 yorum:

ŞAHBAZ Ahmet dedi ki...

Para ile kıymet biçilmez bu eserlerin ilk günkü gibi işlevini yerine getirecek şekilde muafaza edilmesini çok isterdimki çocuklarımıza bırakacak mirasımız olsun.

Mehmet Tuncer dedi ki...

Çok yazık.. Umarım bir an önce tarihsel değerini koruyacak ve doğal çevresini yeniden kazandıracak onarım projeleri ile ele alınır..Bu güzel ve kapsamlı yazı için teşekkür ediyorum.. Sayın Ahmet Soyak'a da güzel fotoğrafları için teşekkür borçluyuz..
Saygılarımla..

Nezih Yaşar dedi ki...

Bu tür konuların ele alınması çok güzel.
Herkes öykünün farklı yerlerine takılabilir. Benim ilgimi çekenlerden biri şu oldu:
"Çubuk Barajı, Çubuk ilçesinin kanalizasyonunun Çubuk Çayı’na dökülmesi sebebiyle aşırı kirlilikten ötürü işlevini yitirmiş ve 1994 yılından itibaren Baraj’dan su alımı durdurulmuştu."
Ülkenin başkentinin suyunu sağlayan çaya kanalizasyon bağlı olmasına belki 50 yıl göz yummuş olmayı gözden geçirmek gerekebilir.
Bunun üzerine bir de şunu düşünmemiz gerekiyor: Şu anda göz yumduklarımız nelerdir acaba?

barajlı dedi ki...

ben şu anda baraj mahallesınde yanı o barajın girişindekı gecekondularda oturuyorum bızım Ankaraya geldığımızde çubuk barajı paralıydı ve o kadar güzel bır yerdıkı her gün oradaydık fakat zamanla baraj kırlılık nedenıyle zıyaretcılerını yıtırdı sonralarıda alkolıklerın mekanı oldu hergün olaylar olduğu için polısler gelıyor fakat şu anda baraj kapalı 5 yıllık bır tamırat sürecıne gırmıstır benım gözumle halada hıçbırşey yapılmıyooo

Bu baraj ATATÜRK tarafından yaptırılmış onun çok sevdığı bır yerdir
BENCE BÖYLE BIR TARIHI DEĞERI OLAN doğal güzellık tekrardan temızlenıp halka açılmalıdır

Celal İlhan dedi ki...

Sevgili Ahmet Soyak'ın yaptığı bu çalışma, kıymetini bilen için büyük bir olay niteliğindedir.
Kendisini candan kutluyorum.

Levent Civelekoğlu dedi ki...

Sevgili Celal İlhan, Ahmet Soyak Bey adına ben teşekkür etmek isterim size, kendisi “yazmış olduğum” blogda kendisinin çekmiş olduğu fotoğrafları paylaşmama lütfettiği için bu teşekkürü fazlasıyla haketmiştir. Ben de size kadirşinastlığınız için teşekkür ederim.