6 Ocak 2014 Pazartesi

55 YIL ÖNCE BUGÜN, İSTANBUL CAĞALOĞLU YOKUŞUNDA ŞİDDETLİ BİR PATLAMA OLMUŞTU.

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:

6 Ocak 1959;


55 YIL ÖNCE BUGÜN,
CAĞALOĞLU YOKUŞU’NDA MEYDANA GELEN ŞİDDETLİ BİR PATLAMADA BİRÇOK BİNA YIKILMIŞTI.
7 Ocak 1959 tarihli Milliyet Gazetesi’nden haber küpürü
Günlerden Salı’ydı ve saatler 10:23’ü gösteriyordu, Ankara Caddesi ve Ebusuud Caddesi’nin kesiştiği köşede şiddetli bir patlama olmuş, birçok bina yıkılmıştı.
Patlamanın olduğu köşe ve Meserret Oteli, eski resim.

Olay, Ebussuud Caddesi üzerinde Meserref Oteli’nin karşı sırasında bulunan Neyyir Han’ın koridorlarında istiflenmiş olan 300 kilo dinamitin belirlenemeyen bir nedenle infilak etmesiyle ortaya çıkmış, kavşağa bakan tüm binalar harabeye dönmüştü.

Tan Matbaası’nın bulunduğu eski Milliyet gazetesinin olduğu ada olduğu gibi çökmüştü.

Tan Matbaası, Eski Milliyet Gazetesi Binası

Fatih’ten gelip Beşiktaş yönüne gitmekte olan 28 hat numaralı Skoda RO-706 marka İETT otobüsü de (filo numarası: 416) enkazın altında kalmıştı. 35 yolcunun yaralandığı İETT Otobüsü, Şişli İETT Garajından çağırılan bir imdat otobüsünün yardımıyla enkazdan çıkarılarak garaja çekilmişti. 


Patlamanın meydana geldiği binanın sahibi olan Kumlu-Maden Ltd. Şirketinin sahibi müteahhit Mustafa Atik’in dinamitleri iş için kullandığı ortaya çıkmıştı. Olay sırasında binada bulunan müteahhit Mustafa Atik ve birlikte yaşadığı sekreteri Feriha Bal da patlamada hayatlarını kaybetmişlerdi.

Olayda, 36 kişi yaşamını yitirmiş, 43’ü ağır olmak üzere 165 kişi de yaralanmıştı.



Patlamadan sonra Polis kapsamlı bir araştırmaya girmiş, müteahhidin ortakları da dahil birçok kişiyi ve şüpheli görülen bazı kişileri sorgulamış ancak bir neticeye ulaşamamıştı. Sorgulanan kişiler arasında Sekreter Feriha Bal’ın aynı şirkette katip olarak çalışan ağabeyi Tahsin Bal da vardı ve ifadesinde göre patlamadan on dakika önce postaneye gitmek için handan çıkmıştı.


O günlerde İstanbul’da Kervansaray Gece Kulübü’nde gösteriler vermek için bulunan tanınmış Fransız Revü Yıldızı Josephine Baker, Vilayete gelerek kazada hayatlarını kaybedenlerin ailelerine 1000 TL. yardımda bulunmak istediğini belirtmiş, ancak valilik nakdi yardım’ın kabul edilemeyeceğini arzu ederlerse bunu Kızılay vasıtasıyla yapabileceklerini bildirmişti. Ayrıca Josephine Baker, facia sonrasında kimsesiz kalan çocuklardan 2,5-3 aylık bir bebeği evlat edinebileceğini ifade etmiş ancak aradığı gibi bir bebek bulamamıştı.
Josephine Baker 12 çocuğu ile beraber

İkinci Dünya savaşı’ndan sonra hayatını Fransa’nın güneybatısındaki Les Milandes adlı Malikanesi’nde (şato) geçiren Josephine Baker, bir kardeşlik denemesi, “Gökkuşağı Ailesi” olarak tanımladığı bir amaç uğruna çeşitli milliyetlerden bebekleri evlat edinmişti.
Büyüyen çocuklardan Fin’li Jari Josephine Baker’a
sahne arkasında yardım ediyor.
Josephine Baker’in Fransız Marianne ve Fas’lı Stellina adında iki kızı, Kore’li Jeannot (Janot), Fransız Jean-Claude ve Noël, Japon Akio, Kolombiya’lyı Luis, Fin’li Jari (Jarry) İsrail’li Moïse, Cezayir’li Brahim, Fildişi Sahil’li Koffi ve Venezuella’lı Mara adlı on oğlu vardı.

Ankara Caddesi üzerinde yol çalışması.
Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında Neyyir Han’ın yanındaki bloğun alt katında yer alan “Bizim Berber” adlı berber dükkanından Hasan Özel isimli berberin cesedi hiç bozulmamış ve muntazam bir şekilde bulunmuştu. Patlamanın olduğu bölgede yıkılan ve hasar gören 17 bina tamamen yıktırılmış, Meserret Oteli ise yapılan araştırma neticesinde meydana gelen hasarın az olması nedeniyle yıktırılmasına gerek görülmemişti. Enkaz kaldırma çalışmaları sırasında enteresan bir şekilde, Tan Matbaasının ve sırasındaki binaların altına rastlayan kısımda kapıları kapalı olarak eski zamanlardan kalmış olduğu düşünülen mahzenlere rastlanmıştı.
Ancak 40 yıl sonra, 90’lı yıllarda patlamayı, olay sırasında müteahhit ile birlikte hayatını kaybeden metresi Feriha Bal’ın erkek kardeşinin yaptığı, Tahsin Bal adlı şahsın itirafı ile ortaya çıkmıştı. Polis’in kuşkulandığı ve olaydan sonra da sorguladığı ve itiraf ettiremediği Tahsin Bal, olay müruruzaman’a (süre aşımı) uğradığı için  herhangi bir ceza almamıştı.

11 Ocak 1959 günü Tan Matbaası yıktırılmıştı.

Hiç yorum yok: