16 Nisan 2014 Çarşamba

186 YIL ÖNCE BUGÜN, İSPANYOL RESSAM GOYA VEFAT ETMİŞTİ.

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:
16 NİSAN 1828;


186 YIL ÖNCE BUGÜN,

ROMANTİZM AKIMININ ÖNDE GELEN İSİMLERİNDEN İSPANYOL RESSAM
GOYA
82 YAŞINDA, FRANSA’DA BORDEAUX’DA VEFAT ETMİŞTİ. 

Goya 69 yaşında, kendi portresi (1815)
Tuval üzerine yağlı boya, 46x54 cm.
San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi
30 Mart 1746’da doğan ve İspanyol saltanatının saray ressamı olarak çalışan Francisco José de Goya y Lucientes’in eserleri, yaşadığı döneme ait bilgi alınabilecek önemli belge özellikleri de taşır.
Portreleriyle de ün kazanmış olan Goya, cesur tablolarıyla kendisinden sonra gelen Manet, Picasso gibi ünlü ressamları da etkilemişti. 
Şemsiye (Le Parasol), (1777) 104x152 cm.
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu

Modern sanatın öncülerinden biri olarak da kabul edilen Goya’nın eserlerinin büyük bir bölümü Madrid’de dünyanın en büyük resim koleksiyonlarından birine sahip Prado Müzesi’nde sergilenmektedir.
Alba Düşesi 1 (Maya)
Alba Düşesi 2 (Maya)
Balkonda Maya’lar
Çıplak Maya, (1797-1800)
Tuval üzerine yağlı boya, 97 x 190 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu
Giyinik Maya, (1800-1805)
Tuval üzerine yağlı boya, 97 x 190 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu

En ünlü eserleri, Alba Düşesi Maya’nın iki tablosu, Çıplak ve Giyinik Maya tabloları,
IV. Carlos ve Ailesi’nin portreleri,
2 Mayıs 1808 (Memlüklülerin Saldırısı), Madrid’de 3 Mayıs 1808 isimli tabloları ve Kara Resimler olarak isimlendirilen duvar resimleridir.
2 Mayıs 1808 ( Memlüklülerin Saldırısı) (1814)
Tuval üzerine yağlı boya, 345 x 266 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu

3 Mayıs 1808 (1814)
Tuval üzerine yağlı boya, 347 x 268 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu




Goya bu iki tabloyu, Fransızlar 1808’de Madrid’i işgal ettiklerinde, Napolyon’un Ordularına karşı direnen İspanyolların anısına yapmıştı. “2 Mayıs 1808” ve “3 Mayıs 1808” İspanya’nın geçici hükümeti tarafından Goya’ya sipariş edilmişti.
Goya, Aragonca yazdığı bir mektupta, yaptığı bu iki tablonun amacını şu şekilde açıklamıştı;
“… Avrupa'nın zorbalarına karşı giriştiğimiz şerefli ayaklanmanın en olağanüstü ve kahramanca hareketlerini fırça darbelerim ile ebedileştirmek.”



Goya’nın Evi, Quinta del Sordo (Sağırın Villası)


Goya, 1792’de sağır olmuş, 1819’da Madrid yakınlarında satın aldığı ve (Quinta del Sordo) Sağırın Villası adıyla bilinen evinin iki katına dekorasyon amacıyla, 1819-24 yılları arasında sıva üzerine yağlı boya ile yaptığı 14 tablodan oluşan ve günümüzde “Kara Resimler” olarak adlandırılan bir seri duvar resmi yapmıştı.



1823’te mutlak monarşi tekrar İspanya’da hüküm sürmeye ve kendisine karşı gelmiş olan liberallere baskı uygulamaya başladığında, bu durumdan kaygı duyan Goya Madrid’i terk etmiş, evini eşyalarıyla birlikte oğlu Javier Goya’ya bırakmıştı. 19. yüzyılın sonuna kadar varlığı bilinmeyen resimler 1873’te ev ve içinde yer aldığı çiftlik yıkılmadan önce Belçikalı bir banker olan Frederic Emile d’Erlanger’in isteğiyle, Salvador Martinez Cubells tarafından tuvale aktarılmıştı. Frederic Emile d’Erlanger resimleri 1878 Paris Uluslararası Fuarı’nda sergileyip satmak istemiş, ancak sonra her nedense vazgeçip 1876’da Prado Müzesi’ne bağışlamıştı.
Bir Köpek (El perro)
Müzede başından uzun süre ayrılamadığım tablo
















Çocukları yiyen Satürn
Okuyan Adamlar
Goya tarafından isimlendirilmemiş olan bu 14 tablo, 1838’de Goya’nın arkadaşı Antonio Brugada tarafından kataloglanmış ve Antropos (Las Parcas), İki İhtiyar (Dos viejos) ya da İhtiyar ve Keşiş (Un viejo y un fraile), Çorba içen ihtiyar (Dos viejos comiendo sopa), Sopalı Kavga (Duelo a garrotazos) ya da Kavga (La riña), Okuyan Adamlar (Hombres leyendo), Judith ve Holofernes, San İsidro Festivali (La romería de San Isidro), Gülen Kadınlar (Mujeres riendo), San İsidro Kaynağına haç (Peregrinación a la fuente de San Isidro) ya da Santo Oficio Töreni (Procesión del Santo Oficio), Bir Köpek (El perro), Çocukları yiyen Satürn (Saturno devorando a un hijo), Fantastik görü (Visión fantástica) ve Leocadia Zorrilla şeklinde isimlendirilmişlerdi.

Madrid Prado Müzesi


20 yıl önce, 1994’de Madrid, Barcelona, Toledo üçlemesi için İspanya’ya gittiğimde, Madrid’de elbette Guernica’yı görmek üzere Reina Sofia Müzesi’ne gittiğim gibi, ona çok da uzak olmayan Prado Müzesi’ne de gitmiş, ancak çok büyük bir koleksiyon olduğunu baştan bildiğim için, sınırlı bir ziyaret turu tercih etmiş, sadece Velasquez tablolarını ve elbette Goya seksiyonunu dolaşmıştım. Goya’nın daha önce her nasılsa tanışmadığım ve diğerlerinden ayrı ve özel bir bölümde sergilenen bu “Kara Resimler”i beni çok etkilemiş ve onca yıl öncesinde bir ressamın tablolarındaki modern yaklaşım beni şaşırtmıştı. Ayrıca yine aynı bölümde mi sergileniyordu bugün tam olarak hatırlamıyorum, ancak siyah beyaz gravürlerinden oluşan ve kendisinin “Kaprisler” olarak adlandırarak,
“Sivil bir toplumda sayısız kusur ve ahmaklık bulunabilir. Ortak önyargılar ve yalan tecrübeler, bu ahmaklıkları doğal hale getirebilir”
temasını işlediğini ifade ettiği seri resimlerini de,
“Aklın uyuması canavarlar yaratır”
1810-1815 yılları arasında çizdiği, İspanyol Bağımsızlık Savaşı sırasında işlenen acımasız suçları betimlediği “Savaşın Felaketleri” gravür serisini ve şiddet, cinsellik, eski yönetim kurumlarındaki çöküş ve mevcut sistemin eleştirisi gibi konuları öne çıkartan düşsel görüntülerden oluşan, “Akılsız Yaratıklar” gravür serisini de görme şansım olmuştu.

“Savaşın Felaketleri”
Benim Goya ile ilk tanışmam Ortaokul sıralarında Resim Kültürü dersi hocamız Vehbiye Konur’un ünlü bir ressamın bir resminden kopya yapmamızı istediğinde olmuştu. Bugün olduğu gibi ünlü ressamların eserlerini görebileceğimiz kaynaklar o dönem oldukça sınırlıydı ve ben büyük bir ihtimalle, okulun sınırlı kütüphanesinden yararlanarak bir resim seçmiştim. 
Goya’nın küçük bir tablosuydu ve çok hoşuma gitmişti, sanırım çok tanınan bir tablosu yerine tercih etmiştim bu küçük tabloyu.

Bordeaux’lu Sütçü kız (1825)
Tuval üzerine yağlı boya, 74 x 68 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu
Beni oldukça fazla uğraştırmıştı, ancak sonunda elbette Goya kadar başarılı olamasam da ortaya güzel bir resim çıkmıştı. Bugün isterdim o belki de ilk yağlı boya resim denemelerimden biri olan bu resmim elimde olmasını, ancak Vehbiye hocam başarılı bulmuş olacak ki okulun girişindeki holde sağ ve sol duvarda yer alan panolara asılan başarılı öğrenci çalışmaları arasında sergilemek üzere almış, bir iki gün de sergilenmiş ancak sonra birden ortadan kaybolmuştu. Ya biri çok beğenmiş, ki öyle olmasını tercih ederim, ya da bana sinirlenmiş olan bir arkadaşım resmimi kaldırıp atmıştı.

Bugün olsa Goya’dan bir resim yapmak düşse aklıma herhalde kedisever biri olarak ustanın yıkıntı bir duvar üzerinde Mart kedilerini betimlediği bu şirin tabloyu tercih ederdim...  

Yıkıntıda Kediler (1786-87)
Tuval üzerine yağlı boya, 196,5 x 56,5 cm
Madrid Prado Müzesi Koleksiyonu









Hiç yorum yok: