27 Şubat 2012 Pazartesi

Fatih Sultan Mehmet ve Rönesans Sanatı



TABLOLARINDAN BİLDİĞİMİZ
FATİH SULTAN MEHMET’İN
BİLİNMEYEN BİR YÖNÜ;

GÖREMEDİĞİMİZ MADALYONLARI
.............................................................

Yeryüzünde bin yıldan fazla hüküm süren Bizans İmparatorluğu'nun doğudaki son parçası Constantinople'i alması, Sultan II. Mehmed'e henüz 21 yaşında “Fatih” (the Conqueor) ünvanını kazandırmıştı. Dünyayı değiştiren bu olay, Osmanlı halkında ve sosyal yaşantıda da önemli değişimlere, gelişimlere ön ayak olacaktı. İstanbul’un fethi; Osmanlıların metropolitan Bizans kültürü ile tanışmaları ve etkileşimde bulunmaları suretiyle, birçok anlamda ufuklarının genişlemesini sağlayacaktı. Sultan II. Mehmed, ganimet olarak ele geçirilen Bizans İmparatorluğu’nun belgelerinin incelenmesi sırasında, İmparator John 8.Palaeologus’un çehresinin madalyon üzerine işlendiği birtakım eserlerle karşılaşmıştır.
İmparator John 8. Palaeologus Madalyonu.

Hayran kaldığı bu eserlerde kendisinin de temsil edilmesini isteyen Sultan Mehmed II, İtalya’ya gönderdiği mektuplarda; bu sanatçıları, patronize edildikleri krallardan Osmanlı ülkesine göndermelerini buyurmuştur.
Nihayet Costanzo De Ferrara ( Costanzo Di Moysis ), Napoli Kralı Ferdinand tarafından kesin olarak bilinmeyen bir tarihte İstanbul’a gönderilmiştir. Böylece Sultan Mehmed II , Tablolarından sonra, Madalyon üzerinde de temsil edilen ilk müslüman hükümdar oluyordu.

............................................... 
Jehan Triaudet de Solengey
Madalyonu
“ MAGNVS PRINCEPS ET MAGNVS AMIRAS SVLTANVS DNS* MEHOMET”
( Büyük Şehzade ve Büyük Komutan, Sultan Lord Mehmet )
* DNS: dominus (lord)

Sultan Mehmet II gençliğinde, Burgondy’li ( Fransa’nın doğusunda bir bölge) bir asilzade olan Jehan Triaudet de Solengey’e 49 adet gümüş madalyon yaptırır. Bu Madalyonun sanatçısının Matteo de Pasti olduğu düşünülmekte hatta ona atfedilmektedir. Bu 49 adet gümüş madalyonun bu güne kadar bir tek örneği ile ilgili yayın yapılmıştır ki o da paris’teki Nationale Biblioteque’dir. Ancak burada gördüğümüz Bronz döküm Madalyon ile ilgili olarak bu güne kadar ne bir yayın ne de bir bilgiye rastlanılmamıştır, o nedenle çok nadir bir örnektir. 2000 yılında keşfedilen bu Bronz Döküm Madalyon Fatih Sultan Mehmet’in bilinen ilk ve en eski portresini ihtiva ediyor. Madalyon tek yüzlüdür, arka yüzeyi boştur. Fatih’in bilinen diğer betimlemelerinin aksine bu madalyonda oldukça genç olduğu gözlemlenmekte. Madalyonun 1454-55 yıllarında yaptırıldığı düşünülmekte.
 
Nationale Biblioteque France, Paris’teki gümüş madalyonun görüntüsü.
Madalyonun arka yüzünde orta göbekte üç adet kartal başı vardır ve etrafında da ön yüzde olduğu gibi dairesel bir çerçeve halinde latince;

“ IEHAN • TRIEAVDET • DE • SELONGEY • A • FEYT • FAIRE • CEST • PIECE ”
( Bu parçayı Selongey’de yaşayan Jehan Trieaudet kaydetmiştir) yazmaktadır.

Madalyon 84 milimetre çapındadır. Üç adet kartal başı Bellini tarafından yapılmış Fatih yağlıboya portresi ve yine Bellini tarafından yapılmış bronz döküm Fatih madalyonunda görülen üçer taç’ın ifade ettiği gibi Asya, Yunanistan ve Trabzon krallıklarını temsil etmektedir. Bu konudaki bir başka yorum ise İmparatorluğun o güne kadar değişmiş olan üç başkentini; Bursa, Edirne ve İstanbul’u işaret ettiğidir.


Londra’da A.H.Baldwin & Sons Ltd. tarafından 25 Nisan 2012’de yapılacak olan müzayedede satışa çıkarılacak olan bu bronz madalyon için beklenen fiyat 300.000 - 400.000 İngiliz Sterlini’dir. ( 833.000 - 1.100.000 TL arası)

....................................
Costanza de Ferrara
Madalyonları
 “ Elbette Fatih, yalnız koleksiyonları konusunda değil, patronize ettiği sanatçılar konusunda da eklektik bir dünya görüşüne sahipti. Bu noktada Sultan’ın karanlık yüzü ortaya çıkmaktadır; Fatih Camisi Külliyesi’nin yapımı ile ilgili memnuniyetsizliği nedir bilinmez ama, Sinan’ı Atik bu memnuniyetsizliğin kurbanı olmaktan kurtulamamıştır.”

Sinan’ı Atik ile ilgili hikaye Evliya Çelebi’nin “ Seyahatname”sinde şu şekilde aktarılır: 


''Kutlu fethin Sultanı şöhretine uygun bir cami beklemektedir. Ancak cami inşası tamamlanınca gördüğü yapı kendisini öfkelendirir. Atik Sinan'ı yanına çağırır ve Mimarbaşını azarlar, “Benim camimi niçin Ayasofya kadar yüksek etmeyip bir Rum haracı değer sütunlarımı üçer arşın kesip Ayasofya'dan alçak ettin?” diye sorar.
Mimarbaşı da “Padişahım İstanbul'da zelzele çok olur, yıkılmasın diye iki sütunu iki arşın kesip Ayasofya'dan alçak ettim” diye özür dileyince, Fatih, “Özrü cürmünden şiddetlidir” diyerek Mimarbaşının iki ellerini bileklerinden kestirir.”

Atik Sinan daha sonra kadı efendiye başvurarak adalet isteyecek ve görülen mahkeme sonunda Fatih Sultan Mehmet, Mimarbaşının ailesine bakmakla görevlendirilecektir...

Atik Mimar Sinan’ın özrü geçerli bir özürdür, zira inşaasından sonraki yıllarda gerçekleşen depremler sonrasında yıllar içerisinde cami oldukça büyük hasarlar görür ve en son 1766 depremi sonrasında harabeye dönem cami Sultan III.Mustafa tarafından Mimar Tahir Ağa’ya yeni baştan inşaa ettirilir. Bu da göstermektedir ki Mimar Atik Sinan sütunları Ayasofya sütunlarından üçer arşın kısa yaparak Fatih Camii’ni yine de depremlerin şerrinden koruyamamıştır. İşin ilginç olan yanı ise bizans döneminde depremler nedeniyle yıkılıp tekrar yapılan Ayasofya Fatih Camii’ni bu derece etkileyen depremlerde hasar görmemiş, ayakta kalabilmiştir. Demek ki maharet sütunları üçer arşın kısa tutmakta değil, ustalıkta imiş...

“ Sultanı memnun ettiği dönemlerde ödüllendirilen sanatçıların, ilk başarısızlıklarında ölümle cezalandırıldıkları bilinen bir gerçektir. Bu özelliğiyle Sultan Mehmed kötü bir şöhret edinmiştir. Her ne kadar Gentile Bellini ve Constanza de Ferrara memnuniyet verici hizmetlerinin karşılığını sultan’ın kendilerine ihsan ettiği şövalye ünvanıyla alsalar da, bazı gayrimüslim sanatçıların ortadan kaybolmaları, ülkelerine dönememeleri infaz edildiklerini düşündürmektedir.” Bellini ve Ferrara maneviyatına paha biçilmez şövalye ünvanının yanısıra türlü maddi zenginliklerle memleketlerine döndükleri de bilinmektedir.


Constanza de Ferrara’nın Bronz döküm (genç) Mehmed Bey Madalyonu

Constanza de Ferrara, erken dönemde bir Fatih Sultan Mehmet Madalyonu yapmıştır. Bu Madalyonun ön yüzünde  Fatih’in çok genç bir dönemine ait bir portresi vardır. Portrenin etrafını çerveleyen Latince yazıda ise şunlar yazmaktadır:

“ • IOANVS • MACOMET • BEI ••• MAGNVS • 7 • ADMIRAIVS • SO • ”
( 7 Harika Kadar Büyük , John (?) Mehmed Bey )

Madalyonun arka yüzünde ise, Constanza’nın Mehmed Bey’i antik bir Yunan Tanrısı gibi betimlemesi ancak ve ancak Sultanın emri ya da izniyle mümkün olabilirdi. Anladığımız kadarıyla Sultan Mehmed bu şekilde tasvir edilmekten memnun olmuş. Elinde gücü ve sonsuzluğu simgeleyen bir meşale tutan Mehmed Bey kayalıklara uzanmış ve çıplak olarak tasvir edilmiştir. Arka planda bir kule görünmektedir, bu da ön yüzdeki Latince yazıda geçen Dünyanın 7 harikasından dolayı İskenderiye’deki Deniz Feneri olsa gerektir.

Bu nadir bronz döküm Constanza de Ferrara Madalyonu bugün

The Ashmolean Museum, Oxford Koleksiyonundadır.
...

Costanza de Ferrara’nın bronz döküm Sultan Mehmed II Madalyonu ( Birinci Sürüm)
Costanza de Ferrera ( Costanza di Maysis/ Costanzo Lombardo / Moisis/Moises) Napoli’li bir Ressam ve Madalyacıydı. Sultan Mehmet’in Bandini’nin öldürülmesi sonrasında onu İtalya’ya götüren elçi aracılığı ile yapmış olduğu celp ile daveti üzerine Sultan Mehmed’in Portresini ve Madalyonunu yapmak üzere 1475 - 1478 yılları arasında İstanbula gelmiştir.

Hazırlamış olduğu Madalyon günümüze kalabilmiş tüm Sultan Mehmed madalyonları arasında gerek sanatsal gerekse teknik anlamda en mükemmel olanıdır.
 Madalyonun ön yüzünde Sultan Mehmet II’nin diğer madolyonlardan daha belirgin ve temiz olarak görülebilen ayrıntılı bir portresi vardır. Arka yüzde ise bir at üzerinde iki küçük çıplak ağacın olduğu hafif kayalık düz bir zemin üzerinde hareket ederken tasvir edilmiştir. Sultan sol eliyle atın yularını tutarken, diğer elinde bir asa ya da kılıç tutmaktadır. Atın sağ ön ayağı harekete uygun olarak yerden kalkmış ve kuyruğuna da düğüm atılmış şekildedir.

Kuşkusuz 1481 yılı öncesinde yapılmış olan ilk sürüm, daha sonra yazıları yeniden düzenlenmiş, yazıların altından geçen bir çerçeve ile portre ve atlı figürü bir iç çerçeve içine alınmış  ve 1481 tarihi eklenmiş olan ikinci sürümden daha başarılıdır. İkinci sürümün Costanza’nın elinden çıkmış birinci sürümden kalıplanarak ve üzerinde değişiklikler yapılarak yapıldığı düşünülmekte, hatta kalıbın keskinliğinin bozulmasi ve üzerindeki tarih nedeniyle de Sultan Mehmed II’nin ölümünden yani 3 Mayıs 1481’den sonra çoğaltıldığı tahmin edilmektedir.

 Portrenin etrafını çerveleyen Latince yazıda;
“ • SVITANVS • MOHAMETH • OTHOMANVS • TVRCORVM • IMPERATOR • ”
( Osmanlı Hanedanından Türklerin İmparatoru Sultan Mehmed ) ifadesi yer alır.

Arka yüzde Atlı figürünün etrafını çevreleyen Latince yazıda;
“ • HIC • BELLI • FVLMEN • POPVLOS • PROSTRAVIT • ET • VRBES • ”
( Savaşın yıldırımı olan bu adam, yenilmiş halklar ve şehirler hazırladı ) ifadesi yer alır.

Arka yüzde en alttaki tabletin içerisinde ;

“ • CONSTANTIVS • F [ecit] •  ”
( Constanza yaptı) ibaresi yer alır.

12,3 cm çapındaki bu bronz döküm Madalyon,
National Gallery of Art, Washington/ Samuel H. Kress Koleksiyonundadır.

Costanza de Ferrara’nın bronz döküm Sultan Mehmed II Madalyonu ( İkinci Sürüm)

12 cm çapındaki bu bronz döküm Madalyon (ikinci sürüm),
Ashmolean Museum, Oxford / Douce Koleksiyonundadır.


İkinci sürümün kulplu olan bu örneği ise
Victoria & Albert Museum, London Koleksiyonunda yer almaktadır.
Costanza de Ferrara Bronz Döküm tek yüzlü ve arkası boş olan başka bir sürüm.
Atın ayakları altındaki kartuş üzerinde yazan “OPVS CONSTANT’II”
“Constant Çalışması” anlamına gelmektedir.



...

Costanza de Ferrara’ya ait bronz döküm bir başka madalyon daha var, ancak resmi hariç bu madalyon ile ilgili henüz bir bilgiye ulaşamadım.
 Çok başarılı bir Sultan Mehmet portresini görebildiğimiz bu bronz döküm madalyon ise Statliche Münzsammlung (müze), München Koleksiyonundadır.
Costanza de Ferrara’ya ait bir başka Sultan Mehmed II Madalyonu
 .........................
Gentile Bellini
Madalyonu




Daha çok Sultan Mehmet’in yağlıboya olarak yaptığı Fatih Portresi ile tanıdığımız Gentile Bellini, yaptığı iki portrenin yanısıra bir adet de madalyon üretmiştir. 92 mm çapındaki bu madalyonda Bellini, Sultan Mehmet’in portresini kendinden önce İstanbul’a gelmiş olan Costanza’nın madalyonundaki gibi aynı profil ve pozda tasvir etmiştir.



Sultan Mehmet’in Portresini çerçeveleyen dairesel bir çerçeve halindeki latince yazıda;

“ • MAGNI SVLTANIF MOHAMETI IMPERATORIS •  ”
( Büyük İmparator Sultan Mehmed ) ifadesi yer alır. 

Arka yüzüne ise yapmış olduğu yağlı boya portredeki gibi üst üste üç adet taç yerleştirmiştir.
Yağlı boya Fatih portresinde de yer alan bu üç taç; Bizans İmparatorluğu, Asya ve Trabzon Rum Pontus Krallığı’nı yani Sultan Mehmet’in hükümdarlığını ve sınırlarını simgelemektedir.
Üç tacı çerçeveleyen dairesel bir çerçeve halindeki latince yazıda;

“ GENTILIS BELLINVS VENETVS EQVES AVRATVS COMES Q [UE]
• PALATINVS • F [ecit]
( Venedikli, Yaldızlı Şövalye ve Paletine Kontu Gentile Bellini bunu yaptı.) ifadesi yer alır. 
Bu şekilde Gentile Bellini eserine imzasını da atmıştır.

Bellini kariyeri boyunca bu madalyondan başka bir madalyon daha üretmemiştir. Zaten bu madalyonu da Costanza madalyonundan çok farklı olmamakla ve modele farklı bir hareket ve karakter kazandıramadığı ileri sürülerek eleştirilmiştir ki çok da haksız sayılmaz bu eleştiriler.

....................................
Bertoldo di Giovanni
Madalyonu

Bertoldo di Giovanni’nin Bronz döküm Sultan Mehmed II Madalyonu

26 Nisan 1478 günü Floransa’lı Devlet adamı Lorenzo di Medici’nin
(muhteşem Lorenzo) kardeşi Guiliano’yu öldürerek kaçan Pazzi’nin en büyük komplo yazarlarından biri olan Bernardo Bandini, 23 Aralık 1479’da İstanbul’da yakalanır. Floransa adına Sultana teşekkür etmek üzere bir elçi İstanbul’a gelir ancak öncesinde Sultan II. Mehmet’in emri ile
Bandini 29 Aralık 1479 günü idam edilmiştir. Elçi beraberinde Fatih’e teşekkür anlamında çeşitli değerli hediyeler getirmiştir. Bunların arasında Lorenzo’nun hamisi olduğu Bertoldo di Giovanni adındaki heykeltraşa yaptırttığı bronz madalyon da yer almaktadır. 



Elçi Bandini’nin cenazesi ile Floransa’ya geri döndüğü sırada ise Floransa ile Napoli Krallığı arasında barış anlaşması imzalanmıştır. Bu arada elçi dönerken Fatih Sultan Mehmet’in hediyelerini ve Sultan’ın bazı isteklerini iletir Lorenzo’ya. Hediyelerin arasında yer alan Gentile Bellini’nin yapmış olduğu bronz döküm Madalyon, Sultan’ın İtalya’ya bir saldırı planı yaptığı yönünde spekülasyonlara da neden olur. Hediyelerin dışında Fatih Lorenzo’dan gravürcüler, ahşap oymacılar ve heykeltraşlar talep etmiştir.


Madalyonun ön yüzünde, Fatih Sultan Mehmet’in bir portresi yer alır. Bu portre için bilim adamlarınca kabul edilen görüş, Gentile Bellini’nin yapmış olduğu Madalyondaki Sultan portresinden türetilmiş olduğudur. Bir farkla ki bu madalyonda Sultan’ın boynunda bir madalyon da tasvir edilmiştir. Bu ise belki de hediyeler ile birlikte Lorenzo’ya gönderilen Gentile Bellini Madalyonuna bir gönderme olabilir. Yani kısacası bu madalyonda bir anlamda Sultan boynunda Bellini madalyonunu takmış olarak resmedilmiştir.
Portrenin etrafını gotik harflerle şu ifade çerçeveler:

“ • MAVMhET ASIE AC TRAPESVNZIS MAGNEQVE GRETIE IMPERET • ” 

“ Asya, Trabzon ve Büyük Yunanistan İmparatoru Mehmet”

Madalyonun diğer yüzünde başında kavuğu ve sarığıyla, sırtında peleriniyle, belinde kuşağı ile, bir elinde üç çıplak kadın esiri ( GRETIE, TRAPESVNTY, ASIE) tutan, diğer elinde de, elinde çelenk taşıyan güç, hız ve zafer tanrıçası Nike heykelciğini tutan Sultan Mehmet iki at tarafından çekilen bir Zafer Arabası üzerinde tasvir edilmiştir. Bir eliyle sırtına dayadığı tuğ’u taşıyan bir erkek figürü iki atı dizginlerinden çekmektedir.

Zafer Arabasının bulunduğu düzlem çizgisinin altındaki yay parçasının içerisinde de solda elinde çatallı mızrağı (atribu) (ancak bu çatallı mızrak üç değil nedense 5 çatallıdır) ile deniz altı tanrısı Poseidon ve sağ tarafta da Poseidon’un kızkardeşi olan tarım, bereket ve mevsim tanrıçası Demeter elinde içi meyve dolu boynuz şeklindeki sepet ile uzanmaktadır.  

Poseidon ve Demeter’in arasında kalan üçgen alandaki latince yazıda: 

“ OPVS BERTOLDI FLORENTIN SCVLTORIS ”

“ Floransalı Heykeltraş Bertoldi’nin Çalışması” ifadesi, imza olarak yer almaktadır.

93 mm çapındaki bu bronz döküm madalyon National Gallery of Art, Washington, Samuel H. Kress Vakfı Koleksiyonuna aittir.

...............

Hakkında her hangi bir bilgiye ulaşamadığım, ancak resimlerini bulabildiğim iki adet daha Fatih Sultan Mehmet Madalyonu vardır.

Museo Oliveriano, Pesaro’daki bir başka Sultan Mehmed II Madalyonu
...............

Biblioteca Apostolica Vaticana, Roma’daki bir başka Sultan Mehmed II Madalyonu


...........................................
1823 tarihli
Fransız Bronz Madalyon

1823 yılında Fransa’da A. Durand tarafından “Evrensel Şanlı Erkekler” Nümismatik serisi içerisinde çıkartılmış bir Madalyon.
42 mm. çapında ve 5 mm. kalınlığında ve 45,90 gr. ağırlığındaki bu bakır madalyonun ön yüzünde yüksek rölyef tekniğinde yapılmış bir Fatih portresi, “MUHAMMETT II” ve “IMPERATOR OTTOMANRIUM” yazıları ile çevrelenmiştir. Arka yüzde ise “NATUS ADRIANOPOLI IN ROMELIA AN. M. CCC.XXX.” 1440’da Edirne’de doğdu, “OBIIT AN. M.CCC.LXXXI.” 1481’de öldü ifadeleri yer almaktadır. Onların da altında “SERIES NUMISMATICA UNIVERSALIS VIRORUM ILLISTRIUM” Evrensel Şanlı Erkekler Numismatik Serisi yazısı görülmekte en altta da 1823 tarihi yer almaktadır. Ön yüzdeki Fatih portresinin altında Caqué F* imzası görülür.
Madalyon 7 Mart 2011’de G&M Müzayedesinde 2000 Euro’ya alıcı bulmuştur.

*Caqué F: Armand Auguste Caqué (bazı kaynaklarda ise, Auguste Antoine Caqué) (1703-1881) Fransız heykeltraş, Gravürcü ve Madalyoncu. “F” Caqué yaptı anlamına gelir.

................................................
1453-1953
500. Yıl Altın Hatıra Parası



1953 yılında İstanbul’un Fethinin 500. Yılı Hatırasına
İstanbul Fethi Derneği tarafından bastırılan 27.1 mm çapında 16 gr ağırlığında Altın Hatıra Parası.  Ön yüzünde “FATİH SULTAN MEHMET HAN • 1453-1953” yazısı ile çerçevelenmiş bir Fatih Portresi, Arka yüzde ise “500. YIL HATIRASI • İSTANBUL FETHİ DERNEĞİ” yazısı ile çerçevelenmiş “TÜRK MİLLETİNİN MİNNET VE ŞÜKRANI” Mesajı yer almaktadır. 500 adet basıldığını düşündüğüm bu paralar, seri numarası ile damgalanmıştır, bu 299 numaralı olandır. Yaklaşık olarak fiyatı 900$ civarındadır.

.........................................................
1958 Rumeli Hisarı
Restorasyon Hatırası Madalyonu

1958 yılında Rumeli Hisarı bir Restorasyon geçirir.
O tarihte RUMELİ HİSARI RESTORASYON HATIRASI adıyla 
77 mm çapında bakır bir madalyon yaptırılır.



..............

Sonuç olarak, Dünya tarihi için olduğu kadar bizim için de önemli bir şahsiyet olan Sultan Mehmet II ile ilgili bu kadar çok resim, minyatür ve madalyon üretilmişken, bunları biz niye kendi müzelerimizde izliyemiyoruz sorusuna cevap bulamıyorum.

Hadi bırakıyorum bundan 532 yıl öncesini daha 54 yıl önce, O da Rumeli Hisarı’nın restorasyonu vesile olmuş da öyle düşünülmüş; yapılmış olan madalyonla ile ilgili bile hiç doğru dürüst bir bilgiye rastlayamadım. Sanki böyle bir şey yaşanmamışcasına bir bilgi kırıntısına dahi rastlayamıyorsunuz internette. Büyük bir ihtimalle hiç bir müzemizde de yer almıyordur, bu madalyon. Biraz daha araştırırsam, İngiltere’de, Almanya’da, İtalya’da ya da Amerika’da herhangi bir müzenin kataloğunda rastlarım belki.

..............

5 yorum:

Adsız dedi ki...

RUMELİ HİSARI RESTORASYONU HATIRASI OLARAK BASILMIŞ FATİH'İN MADALYONU BAKIRDANMI YOKSA BRONZDANMI?BEN BRONZDAN DİYE BİLİYORUM.

Adsız dedi ki...

BU MADALYONLAR NERDE SERGİLENİR?

Levent Civelekoğlu dedi ki...

Sergilenmeyi bırakın, bildiğim kadarıyla Türkiye’de böyle bir koleksiyon yok.Bu Madalyonların çoğunu da zaten internette yabancı sitelerde buldum, gördüm.

HAYRETTİN dedi ki...

1958 RUMELİ HİSARI RESTORASYON ANISINA YAPILAN FATİH MADALYONU BENDE VAR.NASIL DEĞERLENDİRİRİM?

Levent Civelekoğlu dedi ki...

Sayın Hayrettin Bey, Bu konuda pek fazla bilgi sahibi olmamakla birlikte, bu tür objelerle ilgilenebilecek kişiler muhakkak vardır diye düşünüyorum, örneğin koleksiyonerlerin ilgisini çekebilir, eğer madalyon koleksiyonu birileri varsa onlar için bir değeri vardır muhakkak, bir de nümismatikçiler (para, madalyon ve değerli kağıt gibi objelerle ilgilenen kişiler) den bilgi alabilirsiniz. İnternette bir araştırma yaparsanız muhakkak ki bilgi alabileceğiniz kişiler çıkacaktır karşınıza.