14 Aralık 2013 Cumartesi

22 YIL ÖNCE BUGÜN, KESKİN SOVYET NİŞANCI ZAYTSEV VEFAT ETMİŞTİ.

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:

15 ARALIK 1991;



22 YIL ÖNCE BUGÜN, 

SOVYETLER BİRLİĞİ KAHRAMANLIK MADALYASI SAHİBİ, KESKİN NİŞANCI
VASILIY GRIGORYEVICH ZAYTSEV,

KİEV’DE VEFAT ETMİŞTİ.


 23 Mart 1915’te Çelyabinsk bölgesinin Elino köyünde bir çiftçinin oğlu olarak doğan Vasiliy Grigoryevich Zaytsev gençliğinde yaz ayları çobanlık yapmış, bu sırada da usta bir atıcı olmuştu. 1936 yılında Sovyet Pasifik Filosuna katılmış, ilk savaş deneyimini ise, II. Dünya Savaşı sırasında 1942’de Alman kuşatması altındaki Stalingrad’da 1047. Piyade Alayı mensubu olarak yaşamıştı.

Normal bir piyade asteğmeni olarak 30 düşman askerini öldürünce üstlerinin dikkatini çekmiş, atıcılık kabiliyetini dikkate alarak kendisine verilen nişancı tüfeğiyle 3 ay gibi kısa bir süre içerisinde çok sayıda düşman askeri öldürmüştü.
Cephedeki askerlerin ve cephe gerisindeki halkın morallerini yüksek tutabilmek için, başarıları bir propoganda malzemesi haline getirilmiş ve sürekli olarak basında bahsedilir olmuştu. Bu aynı zamanda düşman hatlarında onların moralini bozmak anlamında da işe yarıyordu.


Asteğmen Vasiliy Grigoryevich Zaytsev, 10 Ekim- 17 Aralık tarihleri arasında Stalingrad’da 11 tanesi Alman keskin nişancısı olmak üzere toplam 225 düşman askerini vurmuştu.




1944’ün Ocak ayında nişan aldığı gözünden ciddi bir yara almış, yetenekli bir cerrah tarafından gözü kurtarılmış, ancak tekrar göreve dönmesine izin verilmemişti.
O olaydan sonra keskin nişancı eğitmeni olarak görevlendirilen Vasiliy Grigoryevich Zaytsev, 28 keskin nişancı yetiştirmiş, keskin nişancılık üzerine de günümüzde de halen askeri okullarda okutulmakta olan iki adet eğitim kitabı yazmıştı. Vasiliy Grigoryevich Zaytsev, 22 Şubat 1943 tarihinde “Sovyetler Birliği Kahramanı” nişanı ile ödüllendirilmişti.




Savaş bittikten sonra Yüzbaşı Zaytsev terhis olmuş ve Kiev’de bir tekstil fabrikasında çalışmaya başlamıştı.


7 Mayıs 1980’de Kahraman Vatandaş Madalyası verilen Vasiliy Grigoryevich Zaytsev’in, ayrıca 2 Lenin nişanı, 2 Kızıl Bayrak nişanı, Birinci Sınıf Vatansever madalyası, Stalingrad Savunma Madalyası ve Almanya’ya karşı Zafer madalyası da vardı.




Vasiliy Grigoryevich Zaytsev, 15 Aralık 1991’de de vefat etmiş, cenazesi Kiev’de Lukyanivski Askeri Mezarlığı’na defnedilmiş, daha sonra naaşı 31 Ocak 2006’da Stalingrad’daki ( bugün adı Volgagrad’dır) Mamayev Kurgan anıt mezarlığına nakledilmişti.



Mamayev Kurgan, 1959-1967 yılları arasında Volgograd şehrine hakim bir 102 metre yüksekliğindeki eski bir tatar höyüğü olan “Mamai Tümülüs”ü üzerinde inşaa edilmiş ve Şubat 1943- Ağustos 1942 tarihleri arasında tarihin en kanlı savaşlarından biri olan Stalingrad Savaşı anısına yapılmış bir anıt kompleksidir.
Kompleks büyük bir alegorik heykel ile taçlandırılmıştır. Yevgeni Vuchetih tarafından tasarlanan heykel,“Rodina Mat Zovyot !”adındadır ve Anavatan Çağırıyor! anlamına gelmektedir. Kılıcı ile birlikte 92 metre olan heykel, dünyada ayakları üzerinde duran üçüncü en büyük heykel olarak kabul edilir. Dünyanın birinci en büyük heykeli, 153 metre yüksekliği ile Çin’in Henan eyaleti, Zhaocun ilçesinde 2002 yılında inşaa edilen “Bahar Tapınağı Buda”sı, ikincisi ise 93 metre yüksekliği ile New York limanının girişinde yer alan Fransa’nın ABD’ye hediye ettiği Özgürlük heykelidir. “Rodina Mat Zovyot !”un 27 metrelik kılıcı çelik, geri kalan bedeni betondan yapılmıştır. Heykelin tasarımı, en ünlü ve güzel klasik yunan heykellerinden biri olan, Semadirek (Samothrace) Nike, Kanatlı Zafer Tanrıça’sı heykelini anımsatmaktadır. 


Vasiliy Grigoryevich Zaytsev’in hikayesi 2001 yılında bir Hollywood filmine de konu olmuş, genel olarak Sovyet keskin nişancısı Vasiliy Grigoryevich Zaytsev ile rakibi Alman keskin nişancısı Binbaşı Erwin König arasındaki mücadeleyi anlatan, William Craig’in “Enemy at the Gates” kitabından Alain Godard’ın Senaryolaştırdığı “Enemy at the Gates”, Kapıdaki Düşman filmini, Jean-Jacques Annaud yönetilmişti.
Filmde keskin nişancı, Vasiliy Grigoryevich Zaytsev’i Jude Law, Alman Binbaşısı, Erwin König’i ise Ed Harris canlandırmışlardı.



Kitabın ve filmin anlattığı hikayeye göre, Almanlar Zaytsev'in başarıları karşısında ona rakip olarak en iyi keskin nişancılarını, Binbaşı Erwin König’i Stalingrad’a Zaytsev’i öldürmesi için çağırmışlar, ancak, sonunda Zaytsev Binbaşı König’i öldürmüştü.

Ancak yapılan araştırmalara göre gerçek hayatta ne böyle bir rakibe ne de böyle bir rakibin öldürülmesine rastlanmıştı. Zaytsev’in bir Alman keskin nişancısıyla yaşadığı öne sürülen bu düello hayal ürünü olsa da Zaytsev 2001 yapımı bu Hollywood filminden sonra tüm dünyaca tanınan bir keskin nişancı haline gelmişti.

Kapıdaki Düşman filmini izleyenler hatırlayacaklardır, film fotoğrafta görünen bir timsahın etrafında dans eden çocuklar heykeli’nin ve havuzun olduğu meydanda başlar ve o sahneler gerçekten çok etkileyicidir. 
Tsaritsyn Savunma Müzesi önündeki “Barmaley” ya da “Detskiye Khorovod” (Çocukların Dansı) fıskıyeli havuzu gerçekten de savaş sırasında oldukça fazla tahrip olmuştur. 

























Barmaley, savaş sırasında arkada yanıp yıkılmış Stalingrad harabeleriyle birlikte, Rus fotoğrafçı Emmanuil Evzerikhin tarafından çekilen fotoğraflarıyla, yıkılmış ama yenilmemiş Stalingrad şehrinin sembolü olarak ünlenmişti.




Heykel adını, Korney Chukovsky’nin 1916 yılında yazdığı çocuk kitabı “Crocodile” Timsah kitabındaki şiirden ve kötü korsan “Barmaley”den almıştı, şiir şöyleydi:



“Küçük çocuklar !

Dünyada hiçbir şey için

Afrika'ya gitmeyin

Yürümek için Afrika’ya gitme !
Afrika’da köpekbalıkları var,
Afrika’da goriller var.
Afrika’da kötü, büyük timsahlar
Sizi ısırabilirler,
Yiyebilir, rencide edebilirler.
Gitmeyin çocuklar,
yürümek için bile, Afrika’ya.
Afrika’da hırsızlar var,
Kaba, saba, kötü insanlar var,
Afrika korkunç.
Bahr - mah - ley !
O Afrika’da çalışır
Ve çocukları yer.
Pis, kötü ve açgözlü
Barmaley! ”

Savaştan sonra restore edilen fıskıyeli havuz ve timsahın etrafında dans eden 6 çocuk heykeli, nedense 1950’de yıkılıp ortadan kaldırılmıştı. Ancak Stalingrad Kuşatması Zaferinin 71. yılı münasebetiyle, 26 Ağustos 2013’te fıskıyeli havuzun bir kopyası, Stalingrad şehrinin Ana İstasyonu yakınlarında, tam da Alman Ordusu’nun şehri bombalamaya başladıkları saatte, ölen 40.000 sivilin anısına, Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından bisikletçiler ve
II. Dünya Savaşı Gazilerinin de katıldığı bir törenle yeniden açılmıştı.
Bu neşeli heykelin çok benzerini 2004 yılında Chicago’da, Navy Pier’de bir parkta görmüş ve çok sevmiştim, keşke bizim parklarımızda da bunun gibi insana baktığında sevinç, neş’e ve umut vaad eden, kısa bir an için bile olsa onu dünyanın dertlerinden uzaklaştırabilecek heykeller olabilse diye düşünmüştüm.


... hoş bizde olsa, Orhan Veli’nin Boğaz’daki heykelinin Martı’sını çaldığımız gibi buradaki çocuğun ayağından fırlamış olan takunyasını da çalardık ya...






2 yorum:

cem koc dedi ki...

çok güzel bir paylaşım olmuş. oralar görmek isterdim.

Yerel Bt dedi ki...

Kesinlikle ben de görmek isterdim