21 Aralık 2013 Cumartesi

24 YIL ÖNCE BUGÜN, BRANDENBURG KAPISI YILLAR SONRA YENİDEN AÇILMIŞTI.

TARİHTEN BUGÜNE DÜŞEN NOTLAR:

22 ARALIK 1989;


24 YIL ÖNCE BUGÜN, 

Doğu ve Batı Berlin arasında kalan 

Brandenburg Kapısı 
yıllar sonra yeniden açılmıştı. 
Kelime anlamı olarak Yangın Kalesi ya da Savunma Kalesi anlamlarına gelen Brandenburg, Ortaçağın sonunda Kutsal Roma İmparatorluğu’nun yedi seçim eyaletinden biriydi ve Prusya ile birlikte Alman İmparatorluğu’nun ve Birleşik Alman Devleti’nin ilk çekirdeğini oluşturmuştu. Kendi içerisinde 17 ayrı seçmen bölgesine ayrılan Brandenburg eyaletinin kalbinde yer alan ancak eyalete dahil olmayan ve kendi başına bir eyalet olan Berlin, 1701’de I.Friedrich’in tacı orada takıldığı için Prusya’nın başkenti olmuş, 1871’de de Almanya İmparatorluğu’nun başkenti olmuştu.

1788-1791 yılları arasında inşa edilen Brandenburg Kapısı (Tor) II. Friedrich Wilhelm tarafından yaptırılmıştı. Kapıyı mimar Carl Gotthard Langhans tasarlamış, tepesindeki dört atın çektiği savaş arabası üzerinde Zafer tanrıçası heykelini (Quadriga*) ise barışı sembolize eden zeytin dalından yapılmış bir çelenk ile birlikte 1793 yılında heykeltraş Johann Gottfried Schadow yapmıştı.


Brandenburg Kapısı, on iki sütunun oluşturduğu beş geçitli bir anıtsal kapıydı ve sade vatandaşlar yanlardaki iki geçidi kullanabilirken, ortadaki daha geniş olan geçit, kraliyet ailesi ve önemli trafik geçişlerine ayrılmıştı.
Napolyon Berlin’e girerken 1806 arkada Brandenburg Kapısı ve Quadriga

1806 yılında Napolyon, Jena-Aurstedt Muharebesi’nde Prusya’yı yenip Berlin’i işgal edince Quadriga’yı söktürmüş ve Paris’e götürmüştü. Ancak daha sonra Prusyalı General Ernst von Pfuel 1814’te Napolyon’u yenip Paris’i ele geçirince Quadriga’yı tekrar Berlin’e geri getirilmiş, zeytin dalını Prusya ordusunu temsil eden demir haç ile değiştirmişti.


Quadriga, Karl Friedrich Schinkel tarafından yeniden tasarlanmış ve tanrıça artık barış yerine, elinde meşe yapraklarından yapılmış bir çelenk ve diğer elinde Prusya kartalı ve demir haç ile donatılmış bir mızrak ile birlikte artık zaferi temsil eder bir hale getirilmişti.
Brandenburg Kapısı 1871
Brandenburg Kapısı 1914



Mısır Kralı Fuad, 1927’de berlin’i ziyaret ettiğinde, Brandenburg Kapısı.
Naziler de iktidara gelince, kapıyı sembol olarak kullanmaya başlamıştı.
Brandenburg Kapısı 1935
Brandenburg Kapısı 1936 Berlin Olimpiyatları sırasında



Brandenburg Kapısı 1939


Berlin şehrinin ana sembollerinden biri olan Brandenburg Kapısı, II. Dünya Savaşı sırasında özellikle de son dönemde Berlin’in kuşatılmasında tamamen yıkılmasa da çok tahrip olmuştu.








Savaş sona erip şehir Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldığında Brandenburg Kapısı Doğu’da, hemen kapının kuzeyinde yer alan Reichtag Binası (Parlamento) ise Batı’da kalmıştı.

Kapı 13 Ağustos 1961’de yapılan 46 kilometre uzunluğundaki şehri ikiye ayıran meşhur Berlin Duvarı yıkılana dek de kullanılamamış kapalı kalmıştı. Doğu ve Batı Berlin hükümetleri kapıyı savaştan sonra dört dörtlük olmasa da restore etmişler en azından savaş sonrasındaki yıkık dökük haline bir çeki düzen vermişlerdi. 



Brandenburg Kapısı, 9 Kasım 1989 tarihinde Berlin “Utanç” Duvarının yıkılmasının ardından 22 Aralık’ta Batı Alman Şansolyesi Helmut Kohl’un yürüyerek kapıdan geçmesi ve onu Doğu Alman Başbakanı Hans Modrow’un karşılaması ile yeniden açılmıştı.

1990 yılında Quadriga yerinden sökülmüş, yenileme çalışmaları yapılmış ve tekrar yerine iki Almanya’nın resmen birleştiği Ekim 1990’da yerine yerleştirilmişti.

Brandenburg Kapısı, Berlin Anıt Koruma Vakfı tarafından 6 milyon Euro harcanarak 2000-2002 yılları arasında 2 yıl süren kapsamlı bir çalışma sonrasında baştanbaşa yenilenmiş, 3 Ekim 2002’de Almanya’nın birleşmesinin 12. yıldönümünde bir kez daha açılmıştı. 


Brandenburg Kapısı, artık araç trafiğine kapatılarak yaya bölgesi haline getirilmiş ve şehrin en önemli toplanma alanı haline gelmiştir.

*Quadriga: Latince quadri - dört ve jungere - koşumlu (at) kelimelerinin birleşiminden çıkmıştır, Olimpiyat oyunlarında yarıştırılan yan yana koşulmuş dört at tarafından çekilen araba ya da chariot’a (savaş arabası) denir. Yunan vazolarında ve alçak kabartmalarda genellikle tanrı arabaları veya zafer kazanmış savaş kahramanlarının tasvirlerinde kullanılmıştır. Quadriga’lar zafer alaylarının simgeleridir ve Zafer tanrıçaları tarafından kullanılan muzaffer kadınlar olarak tasvir edilmişlerdir. En ünlü ve bilinen en eski Quadriga, Haçlı seferleri sırasında İstanbul At Meydanı’ndan çalınarak Venedik’e götürülmüş olan Quadriga’dır ve o atlardan birinin bir replikası bugün İstanbul Sabancı Müzesi bahçesindedir.

Hiç yorum yok: